logo

Aykırı Bir Adam Hasan Kara

Uzun zamandır yazmıyordum. Ancak geçtiğimiz gün Haşim Özyurt beni aradı ve akşam Başkan Hasan Kara ile programımız var izle dedi. İstanbul’da yaşıyorsanız ve yoğun bir iş temposuyla çalışıyorsanız eve erken gitmeniz biraz zor oluyor. Ben saat 10’da eve girdim ve programın ikinci bölümünden itibaren izlemeye başladım.

Abdullah Alpdağ’ın sorduğu sorulara başkan o kadar net cevaplar verdiki oturduğum yerden kıpırdamadan programı izlemeye devam ettim. Ben bu yazıda Programdaki Hasan Kara’yı değil de uzun zamandır yazmak istediğim kendi gördüğüm Hasan Kara’yı yazacağım.

Öncelikle kendimle ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum. Sevdalısı olduğum ya da kendimi yakın gördüğüm bir siyasi parti yok. Hiçbir ideolojiyi de beni ifade edemiyor. O nedenle her partiyi rahatça eleştirebilirim.Doğruyu alkışlar yanlışı da korkmadan söylerim. Şimdi gelelim yazımızın kahramanına, Hasan Kara…

Açıkçası O’nu tanımadan önce kendisiyle ilgili önyargılarım vardı ancak Kendisini belediye başkanı olduktan sonra daha yakından takip etmeye başladım. Değişik bir kişiliği var, aykırı bir adam.

Koltuğuna gömülüp gelsin çaylar gitsin kahveler yapabilirdi ama o bunu yapmadı tabiri caizse çizmelerini giydi ve şehri arşınlamaya başladı. Benim gördüğüm kadarıyla çok uyanık bir adam, iyi bir gözlemci, Kilis’in sorunlarını görüp bunların çözmek için çaba gösteriyor. Ancak O yol, kaldırım, su… gibi belediyelerin klasik çalışmalarının dışına çıkarak bu şehrin geleceğine yatırım yaptı. Peki ne yaptı? Öncelikle şehrin ufkunu açtı, büyük düşündü. Kendisinden önceki başkanın yaptığı gibi Söğütlüderenin gölünü doldurup 50 santimlik havuz yapmak gibi basit şeyler yerine Resul Osman Dağı’nı vatandaşa açtı ve piknik yeri yaptı. Yaz günleri bağa ve zeytine gitmekten sıkılan vatandaşlara nefes alma şansı sundu. Eminimki Resul Osman Dağı’na yapacağı daha çok şey var. Ayrıca bu eski Kilis evlerini restore edip sosyal hayata kazandırması bence Resul Osman Dağı projesinden bile daha önemli. O evler bizim geçmişimiz, kültürümüz, tarihimiz, dedelerimiz, nenelerimiz… Her birinin ayrı hikayesi ve yaşanmışlıkları vardır. O evleri ölüme terketmek yerine konak çalışanları ile birlikte o evleri yaşatmak çoğu kimse farketmesede bence çok önemli.

Ben çocukken Sabah pazarının hemen aşağısında Kütküt dedenin sokağında gülle ve kibrit kağıdı oynarken mahalledeki bazı yaşlı neneler dedeler bizi ekmek almaya , Hasırcı kastelinden su getirmeye ya da çeşitli ihtiyaçlarını almaya yollarlardı. Çocuk kafamla üzülürdüm bunlar yaşlı, çocukları nerede? Neden gelip yardım etmiyorlar? derdim. Şimdi belediyenin konaklarında çalışan bayanlar o kimsesiz nenelerin, dedelerin, çocukları olmuşlar onlara yemek pişirim havuçlarını yıkıyorlar. Bakın bunu yazarken gözlerim doluyor hepimiz yaşlanacağız Allah hiçbirimizi sahipsiz kimsesiz bırakmasın ama Hasan Kara sadece yaptığı hizmet ile ayakta alkışlanmayı hak ediyor. Tabi burada konaklarda özveri ile çalışan bayanlara da teşekkür etmemek ayıp olur.

Öte yandan belediyenin cenaze hizmetlerini içimizde takdir etmeyen heralde yoktur. Ben geçtiğimiz Ocak ayında annemi kaybettim ve hayatımın en kötü günlerini yaşadım ve hala bu acıyı her gün her saat hissediyorum. İşte o zor günlerde insanın eli ayağı dolaşıyor ne yapacağı bilmiyor. Belediyenin bu konudaki hizmeti nhepimizce malum mezarlıktaki çalışmalardan evin önündeki çadırına kadar herşey bir disiplin içinde.

Belki bazılarımız ‘Tamam da bunlar belediyelerin görevi’ diyebilir. Öyle değil arkadaş! Yıllardır bu şehir sahipsiz, kimsesiz, gariban kaldı. Şehri yönetenler daha doğrusu yönetmeyi beceremeyenler hem yılları boşa harcadı hem de bu şehrin insanlarını üzdü.

Hasan Kara, yukarıdaki hizmetlerle yetinmiyor ve biliyorumki yetinmeyecek. Bu adam bu şehir için bir şanstır. Bunu yazarken açık yüreklilikle şunu diyorum Bu adam görevdeyken onu zorlayalım ondan isteyelim, onu itelim çünkü Hasan Kara’da o kapasite var. Yarın öbürgün öyle ya da böyle Hasan Kara’nında görevi bitecek, mahkeme kadıya mülk değil, işte o zaman Hasan Kara’nın neden önemli olduğunu anlayacağız.

Neyse benden şimdilik bu kadar son olarak tüm okuyucularımıza şunu söylemek istiyorum. Siyaset yapmak istiyorsanız yapın, eleştiri yapmak istiyorsanız yapın, beğenmediğiniz hizmetlere alternatif üretmek istiyorsanız üretin ama lütfen kişisel hırslar ile ya da siyasi çıkarlar uğruna bu şehir için çalışan bu adamı küstürmeyin aksine teşvik edin.

Hepinize saygılar….

Not: Bu yazı Hasan Kara, Akparti’den değil de CHP ya da MHP’den başkan olsaydı da aynı şekilde olurdu.

Adem Canözer

Share
25 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ