logo

Çalışmadan Başaramayız


A.Haşim Özyurt
ahmet.hasim.ozyurt@gmail.com

Çok uzaklara gitmeden yakın tarihte başımıza gelen bir kaç hadiseyi hatırlayalım. 15 Temmuz ihaneti sonrası örgüt liderinin ABD himayesinde olması ve bizim hala ABD’yi müttefik olarak görmemiz, Kuzey Irak’ta yıllardır kurulmaması için büyük çabalar gösterip ağır bedeller ödediğimiz bir Kürt devletinin tanımıyor olsak ta  kurulması, Suriye’de çoğu kararı tek başımıza alamayarak Afrin başta olmak üzere bir çok bölgeye darbe vuramamış olmamız ve an itibariyle ABD’nin Türk devletine 3 ncü sınıf devlet muamelesi yaparak vizeler ile ilgili tarihi bir karar alması. Bu bahsini ettiğim şeylere reaksiyon göstermek gerekiyor değil mi? İstenilen reaksiyon gösteriliyor mu? Örneğin İncirliği kapata biliyor muyuz? Suriye’de sınırımız boyunca oluşan terör yapılanmasına istediğimiz darbeleri vurabiliyor muyuz? Yapamıyoruz, bekliyoruz, biraz daha güçlenelim diyoruz ama olmuyor. Her seferinde bir öncekinden daha şiddetli geliyorlar, tam bitti deyip toparlanmaya çalışırken bir başka yerden bir darbe daha alıyoruz.

Kabul edelim hep gelecekler. Yüzyıl önce ki gibi olmayacak bu kez gelişleri, karşımıza çıkmayacaklar. Taşeronları ile gelecekler, paraları ile gelecekler, teknolojileri ile gelecekler. Aç kalırsınız diyecekler, kardeş kanı dökülür diyecekler, çocuklarımızın gelecekleri ile tehdit edecekler, boyun eğdirmeye çalışacaklar. İtaat edelim, diz çökelim diye her türlü aşağılık yöntemi kullanarak gelecekler. Onlar gelmesine gelecek ama biz hep hazır olacak mıyız? Her türlü ihanete bağışıklık kazandık ama bir sonra ki ihanetin nereden geleceğini kestirebilecek miyiz? Her işin sonucunda bir köşede oturup “şu olmasaydı olmazdı” veya “şöyle yapılsa olmazdı” demekle sorumluluğu üzerimizden atmış olmuyoruz. Artık alışkanlık haline getirdiğimiz bazı şeyleri terk ederek potansiyelimizi ortaya çıkarmanın vakti geçmiyor mu? Miskin halimizden sıyrılıp çalışmaya, üretmeye, düşünmeye ne zaman başlayacağız?

Maneviyatımız, vatana olan sevgimiz, devletimize olan sadakatimiz ve Allah’a olan imanımız her türlü saldırının üstesinden gelmeye yeter. Fakat artık imkan ve gücü olan her türlü yapının bizlere operasyon düzenleye bilmesinden kurtulmamız gerekiyor. Bunun yolu çok çalışmaktan geçiyor. Şayet bu dikenli yolda ayaklarımıza diken batacaksa bu dikenlerin hangileri olacağına biz karar vermeliyiz, batan dikenleri çekip nereye atacağımızı biz seçmeliyiz, bu dikenlerin açtığı yaraları bizler temizlemeli ve yeni yaraların oluşmaması için gereken reaksiyonu biz göstermeliyiz. Her ne kadar cümlelere “Biz” diyerek başlasam da “Biz” olabilmenin yolunu bulmamız gerekiyor. Birlik ve beraberlik ile başlayan cümlelere inancım kalmadı. Bizler ancak başımıza gelen musibetlerde “Biz” olabiliyoruz. Biz olmanın yolunu bulana kadar yapmamız gereken şey bireysel yeteneklerimizi geliştirmek olmalıdır.

Devletini, vatanını, bu vatanda yaşayan insanlar en çok seven ÜLKESİNE EN FAYDALI OLANDIR. Artık üzerimize tünemiş olan tembellikten kurtulmalı, tabularımızı yıkmalı, İslam ile bilim arasına duvar örmeye çalışanları aradan çıkarmalı ve siyasi ayrılıkları zihnimizden çıkartarak harekete geçmeliyiz. Bir çok bilim dalında uzman isimler yetiştirmeliyiz. “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” hadis-i şerifini hayatımıza dahil etmeli, birilerinin bizi bir yere getirmesini beklemeden bizler hak ettiğimiz yer için mücadele etmeliyiz.

Bugün bir çok konuda sesimizi yükseltemiyor olmamızın tek nedeni dışa bağımlılıktır. Çalışmadan, terlemeden, üretmeden bundan kurtulamayız. Sorumluluk almalı, çok çalışmalı, çok terlemeliyiz. Her birey üstüne düşeni yaptığı zaman bırakın bize türlü türlü hendekler açmayı, bulunduğumuz bölgede bizden izinsin tek bir mermi sıkamazlar.

Hepimizin yapabileceği bir şey var.

Muhtaç komşuna verdiğin bir tabak yemek bu ülkeye hizmettir.

Yerden alıp çöpe attığın bir poşet bu ülkeye hizmettir.

Yolda mahzun görüp başını okşadığın çocuğa gösterdiğin merhamet bu ülkeye hizmettir.

Kaldırıma çıkmasına yardım ettiğim ihtiyara gösterdiğin saygı bu ülkeye hizmettir.

Ülkesine bağlı yetiştirdiğin çocuk bu ülkeye hizmettir.

Toprağa attığın bir tohum bu ülkeye hizmettir.

Bu ülkeye hizmet ederek geleceğimizi sağlam temeller üzerine inşa etmek isteyen her bireyin sorumluluğu ağırdır. Çalışmalıyız, kendi silahımızı üretmeli, kendi ilacımızı yapmalı, kendi tohumlarımızı yetiştirmeli, ekonomimizi ve savunma sanayimizi dışa bağımlılıktan kurtarmalıyız.

İşte o zaman başaracağız, işte o zaman kazanacağız..

Kalın Sağlıcakla.

A. Haşim Özyurt

hasimozyurt@gmail.com

Share
16745 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çalışmadan Başaramayız

    08 Ekim 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Çok uzaklara gitmeden yakın tarihte başımıza gelen bir kaç hadiseyi hatırlayalım. 15 Temmuz ihaneti sonrası örgüt liderinin ABD himayesinde olması ve bizim hala ABD'yi müttefik olarak görmemiz, Kuzey Irak'ta yıllardır kurulmaması için büyük çabalar gösterip ağır bedeller ödediğimiz bir Kürt devletinin tanımıyor olsak ta  kurulması, Suriye'de çoğu kararı tek başımıza alamayarak Afrin başta olmak üzere bir çok bölgeye darbe vuramamış olmamız ve an itibariyle ABD'nin Türk devletine 3 ncü sınıf devlet muamelesi yaparak vizeler ile ilgili tarihi bir...
  • Mağrur ve Mağdur Kilis

    07 Ekim 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Aziz ve Muhterem Kilisliler; şehrimizin hali hazırda en büyük sorunu bildiğiniz gibi işsizliktir. Her gün sosyal medya hesaplarımıza gelen onlarca mesaj bize gösteriyor ki, halkımızın büyük bir çoğunluğu ivedi olarak iş aramakta ve bir çok yuva bu sorun yüzünden temelinden sarsılmaktadır. Şimdiye kadar bu sorunu çözmeye yönelik atılan adımlar günü kurtarmanın ilerisine gidememiş, Kilis'in mağdur fakat mağrur insanları bu sorunla çaresiz bir şekilde baş başa kalmıştır. Maalesef üzülerek görmekteyiz ki, şehrimizin istihdam sıkıntısını çözmek için...
  • En Gürültülü Şehir Ödülü Alabiliriz

    26 Eylül 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Kıymetli Kilisliler; Sokak düğünleri, düğün konvoyları, sıkılan silahlar ve motorunun egzozu ile oynayarak yüksek ses çıkmasını sağlayan ruh hastaları yüzünden işitme sağlığımız ve huzurumuz tehlike altında. Neredeyse İnönü stadyumunda çarşı grubunun çıkardığı desibelde bir gürültü kirliliğine maruz kaldığımız bir yaz mevsimini yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Sırf bu gürültüye maruz kalmamak için mis gibi Kilis havasından mahrum kalıp aman pencereler kapalı olsun diye evine klima taktıran Kilisliler var. Yıllardır alışkanlık haline geldi, ya...
  • Güzel Bir Başlangıç Harika Bir Final

    18 Eylül 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Uzun süredir eksikliğini çektiğimiz ve sık sık olması için beklenti içerisinde bulunduğumuz bir husus var. Kilis'in ürünlerinin tanıtılıp, bir şölen havasında geçecek olan bir festivalin hayalini kuruyoruz uzun zamandır. Bu yıl bir ilk gerçekleşti ve Kilis Belediyesi ile Kilis Valiliği el ele vererek bu hayali gerçekleştirdi. İlk kez yapılıyor olması nedeniyle beklentiler düşüktü, bir başlasın sonra ki yıllarda yavaş yavaş ivme kazanır diye düşünüyordum ama yanılmışım. Sanki yıllardır bu şehirde festivaller düzenlenmiş, festival düzenlemekte de...