Gazete Kilis

Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 93.003
DOLAR 4,8071
EURO 5,6043
ALTIN 189,04

FAYTON KÜLTÜRÜ VE FAYTON ATLARININ ÖLÜMÜ

332 defa okundu kategorisinde, 14 Nis 2018 - 12:42 tarihinde yayınlandı

Fayton, eski dokuyu yaşatmak ve özellik taşıyan yerlerde çalıştırmak için kullanılan ulaşım aracıdır. Körüklü dört tekerleği olan ve atlarla ulaşımı sağlayan faytonlar, Osmanlı zamanında çok yaygın halinde kullanılmıştır. Günümüzde ise, hala İstanbul’da Adalar’da bir nostalji şeklinde, hem Adalar’ı süslemekte hem de taşıma aracı olarak kullanılmaktadır.

Osmanlıların son döneminde otomobillerin ortaya çıkmasıyla, faytonlar yavaş yavaş azalmaya başladı. İstanbul Adalar hariç Anadolu kasabalarında ise sayısı daha da azaldı. Ancak son zamanlarda “Fayton Kültürü” yeniden gündeme gelince, Manisa Akhisar’da fayton fabrikası kuruldu. Fayton kültürünü benimseyen ülkeler, Akhisar’daki fayton fabrikasından fayton ithal etmektedir.

İstanbul’da hayatımızı devam ettirirken, Adalar’ı görmemek, gezmemek olmaz. Ayda bir de olsa Adaların nefis havasını teneffüs etmek gerekir.

Geçtiğimiz hafta Bostancı iskelesinden Adalara hareket etmeden önce, bir grup “Bağımsız Hayvan Aktiviteleri” tarafından, atlı faytonların kaldırılmasına ilişkin imza toplama eylemini gördük. Adalarda her yıl 400 atın hayatını kaybettiğini belirten yetkililer, atlı faytonların “hayvan sömürüsü” olduğunu dile getirdiler.

Bu konuda bir konuşma yapan bir yetkili, Adalar’daki “Fayton Zulmü”ne dur denmesi için buluştuklarını ve sebeplerini şu şekilde konuştu: “Genelde atların ortalama ömrünün 20 yıldır. Faytonda çalıştırılan atların ise, çalıştırılmaya başladıktan sonra en fazla iki yıl içinde ölüm oranı görülmektedir. Adalar’da bir yıl içinde 400 atın faytonda çalıştığı için hayatını kaybetmektedir. Sıcak havalarda arabayla birlikte beş insanın atlar tarafından bütün adanın dolaştırılmasını zülum olarak görüyoruz.” dedi. Ayrıca Adalar’ın deniz ve ormanların at cesetleriyle dolu olduğunu belirten yetkiiye göre, faytonlardan zarar gören sadece atlar değil, aynı zamanda insanlar da atların bulundukları yere idrar ve dışkısını bırakması nedeniyle hijyen problemin de yaşandığını söyledi.

Diğer taraftan, faytonların kaldırılması için mücadele edilirken, Adalar’da faytonun yerine ne konabileceğine dair bir öneri de şöyle geldi. “Güneş veya elektrik enerjisiyle çalışan “Atsız faytonlar” faytonların yerine çalışabilen ve Türkiye’de üretilen çok güzel araçlar var. Bu araçların faytonlarla değiştirilmesini istiyoruz. Fayton her açıdan utandıran bir görüntü teşkil etmekte. Bu önerimize faytoncular karşı çıkmaktalar. Onlar sanki işsiz kalacakmış gibi bir algı yaratıyorlar. O da doğru değil. Bakın bunu alternatifi olarak güneş enerjisi ile çalışan bu araçlar var. Eğer istenilen nostaljiyse, bu araçlarda nostaljik. Yine bu araçların da sürücüleri var. Gelsin onları işletsinler. Şöyle bir söylenti yayılmış Adalar’da. İşte atlı faytonlar kalkarsa buraya motorlu araçlar girecek diye. Biz bunlara da karşıyız.” diye konuştu.

Adalar’a ayak basar basmaz, bir taraftan faytonların tüm Adaları süsleyen nostaljik görünümü, bir taraftan da fayton atlarının ölümü, her zaman Adalar gezimize doyulmaz huzur verirken, bu kez bizlere hem huzur hem de acı hissettirdi.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz