logo

İŞ-KUR Süresinin Uzatılması


A.Haşim Özyurt
ahmet.hasim.ozyurt@gmail.com

Geçtiğimiz günlerde bir yazı kaleme alarak İŞ-KUR Toplum Yararına Programların Kilis’in içerisinde bulunduğu ekonomik sıkıntıya çare olmaktan uzak olduğunu ve sadece günü kurtarmaya yönelik bir proje olduğunu izah etmeye çalışmıştım. Yazının bir bölümünde özellikle belirttiğim bir husus vardı. İŞ-KUR sorunu çözmekten uzak olmakla kalmayıp, siyasi irade ile toplum arasında görünmez uçurumlar meydana getiriyor demiştim. Geçtiğimiz günlerde Kilis Milletvekili Sayın Hilmi Dülger ve Kilis Belediye Başkanı Av. Hasan Kara beyefendi Ankara’da bir takım temaslarda bulundular. Daha sonra sayın Dülger sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak İŞ-KUR çalışma süresinin uzatıldığını açıkladı. Hangi kurumlarda süre uzamış ve süre ne kadar uzamıştı? Bu konuda bir bilgi bulunmamaktaydı. Daha sonra tekrar yapılan açıklamalar sonucu öğrenmiş olduk ki; Kilis Belediyesinde çalışanlar 3 ay, diğer kurumlarda çalışanlar için  süre 1 ay uzamıştı.

Sonuç?

Sonuç şu; Kilis Belediyesinde çalışanlar 3 ay daha evlerine ekmek götüreceği için mutlu, diğer kurumlarda çalışanlar sadece 1 ay olduğu için üzgün ve kendilerini ayrımcılığa uğramış hissediyor.

Haksızlar mı?

Haklılar.

Öncelikle bir konuyu aydınlatalım. Kilis’te bu kadar yüksek sayıda İŞ-KUR elemanı olması normal değil. Diğer illerle kıyaslayacak olursak arada çok büyük farklar görürüz. Kilis’e pozitif ayrımcılık uygulanarak içerisinde bulunduğu zor duruma devletin reaksiyon göstermesi sonucunda bu kadar yüksek sayıda geçici istihdam sağlanıyor. Bu uygulamaya 6 ay önce son verilmeliydi. İlk başlarda şehrin sıcak para akışına ihtiyaç vardı, şuan kabul edelim ki öyle bir durum yok. Şuan ihtiyaç duyulan şey ivedi bir şekilde kalıcı istihdama yönelik hamleler olmalıdır.

Şuan 2.000 kişinin İŞ-KUR vasıtasıyla istihdam edildiğini varsayalım. 2.000 kişinin sadece aylık maaşı 3 Milyon Lira. 3 Milyon x 6 ay = 18 Milyon Türk Lirası.

Biliyorsunuz mevcut OSB’de 2 nci etaba geçildi. Şuan (1 nci etap ) 1.500 kişiye yakın istihdam var. Fakat 2 nci etap için müracaat yapıp başvuruları onaylanan yatırımcıların 2 yıl gibi bir bekleme süreleri var. Yani adam isterse 2 yıl sonra açar fabrikayı. Bu 18 Milyon Lira, bu yatırımcıların 6 ay içerisinde faaliyete geçip belirli bir istihdam sayısına ulaşması halinde teşvik olarak yatırımcıya verilseydi ne olurdu? Yani yatırımcıya dense ki; sana 500 Bin tl hibe para vereceğim, 1 yıl işçilerin sigortasını ben yatıracağım, 6 ay içerisinde faaliyete geç, en az 50 kişiyi istihdam et ve en az 2 yıl işten çıkarma.

32 yatırımcı faydalansa 32×50 = 1.600 kişi kalıcı bir iş bulmuş olur. Şuan 6 aylık istihdam için harcanan para ile neredeyse aynı sayıda kişiye kalıcı bir iş sağlanır.

Sorunun birde diğer kısmı var. İşin kolayını toplum olarak seviyoruz. İŞ-KUR başvurusu bir günde tamamlanıyor. Sonra? Sonra gidiyoruz eve, İŞ-KUR’a yazıldım, iş çıkarsa çalışırım, çıkmazsa devlet bana iş versin der, iş varda biz mi çalışmıyoruz der, yatarız. Bu şehirde hayatını kazanan binlerce insan var. Bunların çok az bir kısmı İŞ-KUR vasıtasıyla çalışıyor. Diğer kısmı İŞ-KUR ney bilmiyor bile. Kendini geliştirmiş, bir çok konuda uzmanlaşmış, risk almış. Biraz kendi gelişimimiz için neden çaba göstermiyoruz? KOSGEB yeni iş kuracaklara kredi veriyor, kredi vermeden önce eğitim verip bir konuda uzman olmanı sağlıyor. Gidip başvuru yaptık mı? Neden İŞ-KUR? İŞ-KUR gibi bir kurum olmasaydı ne yapacaktık? Suriyelilere kızıyoruz, elimizden işlerimizi aldılar diye, pazarda şimdiye kadar kaç Kilisli sebze, meyve sattı? Biz daha önce neden yapmadık? İŞ-KUR çok çalışmadan asgari gelir elde etmek için ideal ve talep bu yüzden, fakat hem devlet kalıcı çözümlere yoğunlaşmalı hemde biz yoğunlaşmalıyız.

Kilis Belediyesinin 3 ay, diğer kurumların 1 ay İŞ-KUR elemanı çalıştırması toplumda vicdanları yaralamıştır. Ben sayın Dülger’in yazısının son kısmında yazmış olduğu “Şimdilik Hayırlı Olsun” cümlesinde yarıya kadar açık bir kapı olduğunu görüyor ve diğer kurumlar ile sürenin eşitlenmesi hususunda gerekli çalışmaların yapılması gerektiğine inanıyorum.

Kalın sağlıcakla..

A. Haşim Özyurt

hasimozyurt@gmail.com

Share
344 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gülmeye Dahi Hakkımız Yok

    11 Kasım 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Kıymetli Kilisliler, son bir kaç yıldır sizlere elimden geldiği kadar serhat şehrimiz ile ilgili şeyler yazma gayreti içerisindeyim. Belki vicdanlarda bir ışık yakar, belki bir işe yarar gayreti ile sürdürdüğüm bu işi 1 ayı aşkın bir süredir yapmamakta/yapamamaktayım. Bunda hem babamın sağlık sorunlarına göstermiş olduğum ilgiden dolayı azalan vaktim, hemde artık bu şehir için söylenmesi gereken şeylerin söylenip yazılması gerekenlerin yazıldığına olan inancım etken olmaktadır. Zihninizi önemli olduğuna inanmadığım şeylerle doldurma endişem ise...
  • Çalışmadan Başaramayız

    08 Ekim 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Çok uzaklara gitmeden yakın tarihte başımıza gelen bir kaç hadiseyi hatırlayalım. 15 Temmuz ihaneti sonrası örgüt liderinin ABD himayesinde olması ve bizim hala ABD'yi müttefik olarak görmemiz, Kuzey Irak'ta yıllardır kurulmaması için büyük çabalar gösterip ağır bedeller ödediğimiz bir Kürt devletinin tanımıyor olsak ta  kurulması, Suriye'de çoğu kararı tek başımıza alamayarak Afrin başta olmak üzere bir çok bölgeye darbe vuramamış olmamız ve an itibariyle ABD'nin Türk devletine 3 ncü sınıf devlet muamelesi yaparak vizeler ile ilgili tarihi bir...
  • Mağrur ve Mağdur Kilis

    07 Ekim 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Aziz ve Muhterem Kilisliler; şehrimizin hali hazırda en büyük sorunu bildiğiniz gibi işsizliktir. Her gün sosyal medya hesaplarımıza gelen onlarca mesaj bize gösteriyor ki, halkımızın büyük bir çoğunluğu ivedi olarak iş aramakta ve bir çok yuva bu sorun yüzünden temelinden sarsılmaktadır. Şimdiye kadar bu sorunu çözmeye yönelik atılan adımlar günü kurtarmanın ilerisine gidememiş, Kilis'in mağdur fakat mağrur insanları bu sorunla çaresiz bir şekilde baş başa kalmıştır. Maalesef üzülerek görmekteyiz ki, şehrimizin istihdam sıkıntısını çözmek için...
  • En Gürültülü Şehir Ödülü Alabiliriz

    26 Eylül 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Kıymetli Kilisliler; Sokak düğünleri, düğün konvoyları, sıkılan silahlar ve motorunun egzozu ile oynayarak yüksek ses çıkmasını sağlayan ruh hastaları yüzünden işitme sağlığımız ve huzurumuz tehlike altında. Neredeyse İnönü stadyumunda çarşı grubunun çıkardığı desibelde bir gürültü kirliliğine maruz kaldığımız bir yaz mevsimini yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Sırf bu gürültüye maruz kalmamak için mis gibi Kilis havasından mahrum kalıp aman pencereler kapalı olsun diye evine klima taktıran Kilisliler var. Yıllardır alışkanlık haline geldi, ya...