logo

Ömer Halisdemir Anısına..


A.Haşim Özyurt
ahmet.hasim.ozyurt@gmail.com

Türk milletinin varlığını ortadan kaldırmak isteyen şer odakların, sözde din lideri olan bir haini kullanarak bütünlüğümüze kast etmelerinin 1 nci yıl dönümüne yaklaşmaktayız. Türk devletinin bedeninde kanserli bir hücre gibi yerleşerek her yeri istila etmeye çalışan, en hafif deyimle alçak bir örgüt olan FETÖ amacına ulaşamamış, Türk milleti iman dolu sinesiyle meydanlara inerek bu hainlere dur demiştir. Türk milleti tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir ki, mevzu bahis olan vatan ise, millet ise, devlet ise, bu millet çoşkun bir denize, güçlü bir kasırgaya dönüşüp, önüne çıkan her engeli aşmaya muktedirdir. Tüm dünya bir kez anlamıştır ki, Çanakkale ruhu kaybolmamış, İstiklal iradesi yok olmamış, bağımsızlık ülküsü hayal olmamıştır. Bir daha bu millete suikast düzenlemek isteyen tüm hainlerin beynine mıh gibi çakılmıştır ki, Türk milleti hassasiyeti ile oynanamayacak bir millettir.

Her davanın bir simgesi, bir kahramanı olmuştur. Bu destanın kahramanı Ömer Halisdemir olmuş, sonu şehadete çıkan bir yola düşünmeden girmiştir. Yüz yıllar önce Mute savaşında kolları budanırken “Allah” diye haykıran Cafer bin Tayyar gibi, Uhud savaşında sevgililer sevgilisine uzanan her darbeyi elleri, kolları ve nihayet boynu ile karşılayan Musab bin Umery gibi onuruyla dimdik durmuş, şerefiyle şehit olmuştur. Ölüm ona doğru yürüyerek gelirken o ölüme koşarak gitmiştir. Adeta bir sevgiliyi sarar gibi kollarıyla ölümü sarmış, tek kurşun sıkma pahasına 30 kurşun yemiştir.

O geceden sonra sık sık gözlerimin önünde beliren sahnede yakalamaya çalıştığım anlar olmuştur. Mesela yüksek bir yere çıkıp neden ateş etmedi sorusu gelmiştir aklıma, araya başkalarının girip, ateşe devam edemeden şehit olma ihtimalini görmüştür. Bu iş yapılacaksa kesin bir şekilde yapılmalıdır fikrini kabullenmiş, hain generalinin necaset dolu beynine yakından ateş etmek gerektiğini askeri zekasıyla anlamıştır. Sonu mutlak ölümdür, sonu mutlak ölüm olan bir yürüyüşe düşünmeden çıkılmıştır. Belki o an gözlerinin önüne çocukları gelmiş, hayatı gelmiş, sevdiği şeyler gelmiştir, bana ne diyerek silahını atıp kaçma ihtimalini hiç düşünmemiş, bir yıldırım gibi hain komutanın beynine girmiş, darbe gecesinin kaderini değiştirmiş, daha çok Müslüman kanı dökülmesin diyerek kendi kanını sebil etmiştir.

15 Temmuz gecesi ödenen bedeller bu aziz ve necip millet refah içerisinde yaşasın, huzur içerisinde çocuklarını büyütsün, baskıya boyun eğmesin diye ödenmiştir. Daha çok çalışmak zorundayız, 1 yıl önceden daha güçlü olmak zorundayız, çünkü düşman bir daha ki sefere bir yıl önceden daha güçlü olarak gelecektir. Birbirimizi sevmeliyiz, siyasi ayrılıkların canı cehenneme diyerek birbirimizi dostça sarmalıyız. Ömer Halisdemir bir amaç için şehit oldu, o amaç için yaşamalıyız. Devletimize sahip çıkacak, her türlü tehlikeyi aynı irade ile defedecek, ne gelirse gelsin, ne olursa olsun dimdik duracağız.

Bilimde ve teknolojide büyümeli, büyük hayallerin peşinde çoşkun bir sel gibi çağlamalıyız ve başarmalıyız. Şehitlerimizin akıttığı kanın tek bir damlasının karşılığını başka türlü veremeyiz. Bizler iyi olalım, güçlü olalım diye akan kanların karşılığını, birbirimizi severek ve daha güçlü bir devlet olarak ödemeliyiz/ödeyeceğiz..

Kalın sağlıcakla…

A. Haşim Özyurt

hasimozyurt@gmail.com

 

 

Share
17808 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

#

Ömer Halisdemir Anısına..” için 1 yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Çalışmadan Başaramayız

    08 Ekim 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Çok uzaklara gitmeden yakın tarihte başımıza gelen bir kaç hadiseyi hatırlayalım. 15 Temmuz ihaneti sonrası örgüt liderinin ABD himayesinde olması ve bizim hala ABD'yi müttefik olarak görmemiz, Kuzey Irak'ta yıllardır kurulmaması için büyük çabalar gösterip ağır bedeller ödediğimiz bir Kürt devletinin tanımıyor olsak ta  kurulması, Suriye'de çoğu kararı tek başımıza alamayarak Afrin başta olmak üzere bir çok bölgeye darbe vuramamış olmamız ve an itibariyle ABD'nin Türk devletine 3 ncü sınıf devlet muamelesi yaparak vizeler ile ilgili tarihi bir...
  • Mağrur ve Mağdur Kilis

    07 Ekim 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Aziz ve Muhterem Kilisliler; şehrimizin hali hazırda en büyük sorunu bildiğiniz gibi işsizliktir. Her gün sosyal medya hesaplarımıza gelen onlarca mesaj bize gösteriyor ki, halkımızın büyük bir çoğunluğu ivedi olarak iş aramakta ve bir çok yuva bu sorun yüzünden temelinden sarsılmaktadır. Şimdiye kadar bu sorunu çözmeye yönelik atılan adımlar günü kurtarmanın ilerisine gidememiş, Kilis'in mağdur fakat mağrur insanları bu sorunla çaresiz bir şekilde baş başa kalmıştır. Maalesef üzülerek görmekteyiz ki, şehrimizin istihdam sıkıntısını çözmek için...
  • En Gürültülü Şehir Ödülü Alabiliriz

    26 Eylül 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Kıymetli Kilisliler; Sokak düğünleri, düğün konvoyları, sıkılan silahlar ve motorunun egzozu ile oynayarak yüksek ses çıkmasını sağlayan ruh hastaları yüzünden işitme sağlığımız ve huzurumuz tehlike altında. Neredeyse İnönü stadyumunda çarşı grubunun çıkardığı desibelde bir gürültü kirliliğine maruz kaldığımız bir yaz mevsimini yavaş yavaş geride bırakıyoruz. Sırf bu gürültüye maruz kalmamak için mis gibi Kilis havasından mahrum kalıp aman pencereler kapalı olsun diye evine klima taktıran Kilisliler var. Yıllardır alışkanlık haline geldi, ya...
  • Güzel Bir Başlangıç Harika Bir Final

    18 Eylül 2017 Ahmet Haşim Özyurt, Köşe Yazarları

    Uzun süredir eksikliğini çektiğimiz ve sık sık olması için beklenti içerisinde bulunduğumuz bir husus var. Kilis'in ürünlerinin tanıtılıp, bir şölen havasında geçecek olan bir festivalin hayalini kuruyoruz uzun zamandır. Bu yıl bir ilk gerçekleşti ve Kilis Belediyesi ile Kilis Valiliği el ele vererek bu hayali gerçekleştirdi. İlk kez yapılıyor olması nedeniyle beklentiler düşüktü, bir başlasın sonra ki yıllarda yavaş yavaş ivme kazanır diye düşünüyordum ama yanılmışım. Sanki yıllardır bu şehirde festivaller düzenlenmiş, festival düzenlemekte de...